arzu bıçakçı
Gördüğümün o endişeli gözlerden farklı olduğunu bilen tenha sokak ve beni bırakmak istemeyen, ayağıma engel olmaya çalışan milyonlarca ama milyonlarca, dev karınca. Saklambaçta sobelenişimden asırlar geçmiş, izimi unutmuşum dar sokaklarda. Bilmediğin kaç cümle devirdim, senden habersiz caddelerde. Bilmediğin kaç mısrayı doladım diline de vazgeçiremedim seni sokaklardan. Sen bilmeden alıp başımı gittim bu şehirden ceketim ve koltuk değneklerimle. Sen bilmediğinde titredim ve sokuldum bir kedinin cansız bedenine, bedeninin uyuşmuş soğukluğuna, nahoş kokusuna ve atmayan kalbine. Ödünç aldığım kaç sözcüğü geri vermek için yazar arkadaşlara, kaç kez atıldığım yollarda halt edildim cani kaplumbağalara.
arzu bıçakçı

Ve yalın ayak başlar nefret…
Gecelerce konuşamazsın ve kimselerle.
Susamazsın fıkır fıkır yanan ateşin dolgun alevlerine.
Sonbahar bilmez ki yaprak yaprak açan baharı…
Bilmez ki menekşe kokusunun,
burun deliklerinde bıraktığı hazzı.
mustafa sarıkurt
Akşamları hep güzellik istersin
dostu arkadaşı ve yareni beklersin...!!!
Nurdal Durmuş

Otuzuncu harf edebiyat ve düşünce dergisi'nin beşinci sayısını ellerinize bırakmanın haklı mutluluğunu yaşıyoruz.